**Hikayelerimin başlangıcı, hayalimdeki dünyanın yaratılışını anlatan bir hikaye. Yaratılışını ve tarihinin bir kısmını anlatan bir hikaye. İsimler ve benzeri herşey şahsıma aittir.**
En başta, zaman ve mekân daha yaratılmadan önce sadece Tek Tanrı vardı. Tek Tanrı yeryüzünü yani benim kitaplarımda Deaf-Nerania adını verdiğim dünyayı yarattı. Onun için hiç bir iş ne zordu nede yorucuydu. O ol dedi ve oldu. Ardından yeryüzünde yeşillikleri ağaçları çiçekleri yarattı. Yarattıklarına baktı ve memnun oldu. Daha sonralarda yeryüzünün sadece bitkiler için değil farklı canlılar içinde yuva olmasını istedi. Yer şekillerini yarattı hiç bir bitkiye zarar vermeden. Hayvanları yarattı sonrasında. Ardından yeryüzüne, bu canlıları yönetecek ve iyiyle kötüyü öğretecek ne yapıp ne yapmamaları gerektiğini söyleyecek olan ölümsüz ve yeryüzündeki yaratılmış ve yaratılacak olan her şeyden çok daha kudretli olan Evennah'ı yani Yüce Olanlar’ı yarattı. Evennah'ın isimleri en güçlüsünden başlayarak şu şekilde sıralanabilir: Pronhai, Mander, Klevro, Sevenor, Zaduk, Evru, Bedun ve Carlu'dur. Hepsi ayrı ayrı şeylere hükmederlerdi. Tek Tanrı yeryüzünde bir dengenin oluşmasını istedi ve bu tanrılardan üçünü kötülük yapsınlar diye yarattı. Bunların isimleri şöyledir: Pronhai, Zaduk, Evru. Bu tanrılarında çocukları oldu bir süre sonra. Çünkü dört erkek dört dişi olarak çift halinde yaratılmışlardı. Mander ile Sevenor’un; Vhoner ve Vandum isminde iki oğlu, Klevro ile Bedun'un Klevra ve Kebnu adında iki oğlu ve Karona adında bir kızları, Zaduk ile Evru'nun Agmer ve Agmor adında iki oğlu oldu. Carlu ile Pronhai ise Pronhai'n hırsı yüzünden birbirlerine kavuşamadılar.
Tek Tanrı Evennah'a baktı ve yaptığından memnun oldu. Daha sonra iradesi olan, zeki ırklar yaratı. Lothları, Hemofları, İnsanları, Cüceleri yarattı. Bunlara ışığın uygarlığı dedi. Bu uygarlıklarda ölen, eğer uygarlığından olanlara ihanet etmemişse, Tek Tanrı'nın Melwah'ı ( Bizim bildiğimiz şekilde melekler) onları karşılar ve yeryüzü bir daha yaratılana kadar mutlu bir şekilde bekleyecekleri Melwairon'a ( Cennet) götürürler. Ancak bunların kötü tarafa geçmiş soydaşları Zorh (zebani) tarafından Zoraidon'a götürülürlerdi. Ereth, Ikarom ve benzeri sonradan yaratılmış canlıların ruhları yoktur. Ruhu sadece Tek Tanrı var edebilir.
Yeryüzü artık daha kalabalıktı. Tek Tanrı yaptıklarından memnun bir şekilde Deaf-Nerania'nın kontrolünü Evennah'a verdi. Artık Tek Tanrı'nın düzeni kurulmuştu ve gelecekte ne olup biteceğini de ancak o bilebilirdi. Pronhai, Zaduk ve Evru (Baevah da derler) Tek Tanrı'nın kurduğu bu düzeni ve dengeyi bozmak istediler. Asıl amaçları başkaydı tabii ki ama yapacakları şeyler dengeleri değiştirebilirdi.
Baevrah, Işığın Uygarlıkları'nın Manêivah'a gösterdikleri sevgiyi, saygıyı ve ilgiyi gördü. Bunu neden kendilerine göstermediklerini anlayamadılar çünkü anlamamaları gerekiyordu. Bunun nedeni ise eğer ki bunları anlayacak olurlarsa Tek Tanrı'nın kurduğu düzen değişir ve bozulurdu. Yeryüzünde iyi ile kötünün çekişmesi olmaz herkes iyi olurdu. Bu nedenle Baevrah bunu anlamadı, Manêivah'ı kıskandı ve düşmanlık besledi. Aynı zamanda Işığın Uygarlıkları'na ( Diğer bir deyişle Qêindor) kin ve nefretle baktılar. Azapyurdu’nda yeni savaşçı ve sadece Baevrah'a tapınacak ruhsuz ve sonradan yaratılmışların ilki olan Ikaromları yarattılar. Bu lanetlenmiş yerde, doğası gereği zaten vahşi yaratılan Ikaromlar daha da iğrençleştirildiler ve böylece 50 sene sürecek ilk savaş başlamış oldu. (Deaf-Nerania'nın yaratılışını kısa olarak anlattım fakat bu yaratılış oldukça uzun bir dönemdir. Kimse ne kadar zamanda yaratıldığını bilmez ama çok uzun bir süre olduğu kesindir.) Evennah'ın savaşması ve ölümlülerle ya da birbirleriyle çarpışması Tek Tanrı tarafından yasak edilmişti ve Baevrah kötü de olsa Tek Tanrı'nın söylediklerine itaat ederdi.
Bu yapılan ilk savaşta Qêindor hazırlıksızdı. Ne düzenli bir orduları ne de savaşmak için uygun silahları vardı. Ikaromlar bastırdıkça Qêindor geri çekilmek zorunda kaldı. Manêivah bu duruma müdahale etmeleri gerektiğini düşündü fakat kendileri bizzat müdahale edemeyecekleri için Qêindor arasından kimilerini seçerek içlerine gizli ateşi koydu ve onlara uzun bir ömür vermek ile birlikte çeşitli büyüler öğreterek Deaf-Nerania’da ki elçileri olarak atadılar(Merennoh). Merennoh'un asli vazifeleri iyiliği ve düzeni korumaktır. Merennoh yeryüzünde Tek Tanrı'ya ve Manêivah'a en çok şükreden canlılardır. Merennoh Mander adına bir ordu topladı. Birçok savaş yapıldı düşmanı geldiği yere kovalamak için ve sonunda zafer kazanıldı. Baevrah 500 sene sürecek bir suskunluğa gömüldü. Bu beş yüz sene boyunca Azapyurdu’nda uçan tek bir kuş bile görünmedi ama Manêivah Merennoh'u uyarmıştı her zaman tedbirli olmaları gerektiği konusunda.
(Not: Arkadaşlar size küçük bir not olarak söyleyeyim bunu: Baevrah, Manêivah gibi sözcüklerin sonlarındaki 'h' harfi çoğul ekidir. Yani Baevralar gibi ama tabii ki biz bu şekilde söylemeyeceğiz bunu ve Baevrah diye söyleyeceğiz. . Birde 'êi' harfleri 'ay' diye okunur.)
BlackPegasus || WoB